Sıradaki içerik:

KRİZ DEĞİL FIRSAT EFENDİM!

e
sv

Virüsü 600 kişiye bulaştırabiliyor! Süper yayıcılara dikkat

avatar

uffak

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve Türkiye’de de 21 kişinin ölümüne neden olan yeni tip koronavirüs salgını ile ilgili test merkezlerinin artırılması gerektiğini belirten Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, süper yayıcıların ortaya çıktığını ifade etti. Peki, süper yayıcı nedir? Süper yayıcı koronavirüsü nasıl bulaştırır? Doç. Dr. Altundağ Habertürk’ten Emrah Doğru’ya anlattı.

HİSSETMEDEN YAYIYORLAR

Süper yayıcılar ile ilgili birçok teori var. Bunlardan bir tanesi bu kişilerin bulaşıklığa tam olarak iyi cevap vermemeleri ile birlikte antikor geliştirmesinin yavaş olduğu ve yaymaya devam ettiği. Bir diğer teori ise tam tersine çok iyi atlattıkları, hastalığı hissetmemelerine rağmen etrafa yaymaya devam etmeleri.

Bir süper yayıcının 600 kişiye kadar bulaştırabileceği söyleniyor. Bu yüzden süper yayıcılar ile ilgili daha önceki tecrübelere bakıldığında gerek ebola virüsü, gerekse 1900 yıllarda ortaya çıkan tifo virüsünde de bu tür süper yayıcılar hep görülmüştür. Diğer virüslerde de görülmüştür. Onun için süper yayıcıların tespiti için de ya da diğer hastaların tespiti için de hızlı testlerin yapılması ve sürekli olarak toplumda şikayetleri olan ve belli bir algoritma ile şüphelenilen vakaların covid-19 testi ile enfekte olup olmadığının tespiti çok önemli.

KORONAVİRÜS KAPTIĞIMIZI NASIL ANLAYABİLİRİZ?

Semptomlar grip ve diğer hastalıklarla karışabiliyor. Bu hastalıkta en önemli bulgu, yüksek ateş, kuru öksürük ve nefes darlığı. Bununla beraber bu kişilerin daha öncesinde yurt dışı ile bir teması var mı, var ise bu da çok önemli bir etken. Türkiye’de git gide vakaların artması ile beraber iç vakalar da artınca yurt dışı teması bir süre sonra aranan kriterler olmaktan çıkacak. Bu durumda bu bulgular var ise kesin test yapılması gerekiyor. Tam olarak tanıyı koyan durum testtir. Burnun arkasından genizden ve boğazdan alının sürüntüler ile yüz üstü izole edilmesi ve daha sonrasında da testin cevabına göre negatif ya da pozitif olmamasına göre hastaya tanı koymak mümkün.

İnsanlar evlerine gidince elbiseler ile direkt yatak odasına geçiyor. Bu ne kadar doğru ? 

Eve gelindiğinde elbiseyle yatak odasına geçmemek lazım. Üstümüzü direkt dışarda çıkartıp, hatta paltomuzu balkon varsa balkona asmak ya da direkt kapının girişinde bir yere bırakmak, diğer kıyafetleri de başka bir odaya koyup ondan sonra direkt banyoya girmek gerekiyor.

NEDEN EVDEYİZ?

Koronavirüse dair net bilinen bir durum, bulaşıcılığın çok yüksek olmasından dolayı mümkün mertebe evde durmamız gerekiyor. Şu an test yapılmayan ya da hafif sendromlar ile geçiren birçok insan olabilir. Dolayısıyla başka insanlara yayabiliriz, mecbur olmadıkça, evden çıkmamak gerekiyor. Evde kalıp talimatlara uymamız gerekiyor. Virüsün yayılımındaki en net bilinen bulgu, kendimizi izole etmemiz.,

“EVDE KALIN” UYARILARINA NEDEN UYULMUYOR?

Aslında bunda tek bir cevap yok, mecburiyetten uyamayanlar var, şu anda hala belli nedenler ile gerek ekonomik gerek sosyal nedenler ile ya da mecburi görevleri olan insanlar güvenlik güçleri ya da kolluk kuvvetleri ve sağlık çalışanları bunlar mecbur olanlar. Özel sektördeki çoğu şirket, bu kararı destekleyip ona göre adımlar atsa da mecburen çalışan pek çok emekçi insan var, onlar gitmek zorunda.

Bir de keyfiyetten uymayanlar var; onlar ise daha çok alışkanlıklarını değiştirmek konusunda bu virüsün sosyal hayatını bu kadar etkilediğini fark edemeyen, ciddiye almayan, belki vaka sayısı arttıktan sonra daha çok ciddiye alacak insanlar. Ama şu aşamada bu gerçekle maalesef yüzleşemediler. Evde kalın dememizin tek nedeni daha az ölüm olması. Süreci daha hızlı atlatmamız. Salgının çok hızlı pik yapıp hastanelerin yoğun bir şekilde dolmasına karşı kapasiteyi üst seviyeye çıkartmamız gerekiyor.

SALGIN ARTACAK MI?

Günlük vaka artışlarına baktığımızda tabii ki vakanın artma noktasına gitmesi muhtemel ama en son bir pik yapacaktır. Bir pik noktası denilen bir durum vardır. Peki bu nedir, günlük vaka sayısında azalma ve vaka artış grafiğinde aşağı doğru bir kıvrılmanın başladığı nokta.

Şu anda İtalya halen pik seviyesine ulaşmış değil. Bu vaka artışlarında bir yavaşlama olduğu anda bakımlar da daha dengeli yapılacağı için ve biz eğer hızlı test yapar ve genç yaştaki insanları da yüksek oranda tespit edersek, bu bizim salgındaki mücadelemizi de artıracaktır. Örneğin; Almanya’da, çok sayıda vaka tespit edilmesine rağmen diğer Avrupa ülkelerine göre çok düşük oranda ölüm mevcut. Bunda da en önemli nedenlerden bir tanesi, hızlı testler ile hasta grubunun 60 yaş altında olduğunun tespit edilmesi önem kazanıyor.

KORONAVİRÜS YİYECEKLE BULAŞIYOR MU?

Bu bir RNA virüsü dış ortama aslında dayanıksız, yüzeyde kalıyor ve bizim solunum yollarımızdan geçiyor. O yüzden yediğimiz zaman mide asidi ile sindiriliyor. Rahatlıkla yiyecekleri tüketiriz. O yüzden vatandaşlarımızın bu konuda korkmaması gerekiyor. Güvenli gıdayı tüketebilirler tabii aldıkları gıdalar muhakkak iyice yıkasınlar. Şu ana kadar yiyecek ile bulaştığına dair net bir bulgu yok. Mide asidi tarafından virüsün etkisiz hale getirildiği biliniyor.

KAYNAK: HABERTÜRK

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli